Emin değilim aslında. Küçük -ya da büyük- bir delilik var üzerimde. Ağırlığıyla çökmüş durumda bile olabilirim. Birsürü kelimem ve cümlem var heybemde. Ama hangi sırayla yazıya dökmeliyim, kestiremiyorum. Yollarda, orda, burda, aklıma estikçe karaladığım cümleler var. Onlar buraya gelecek yakın zamanda. Bu "yakın zaman" ne kadar yakın, bilmiyorum ben de. Müziklerim var mesela çok sevdiğim. Arada onları kulaklarınıza fısıldamak niyetim. Çok yollar gittim ve çok yerler gördüm. En çok trenleri ve bisikletleri sevdim. Sigara içtim ve öksürdüm çokça. Sigara dumanını ve hamam böceklerini sevdim. Ve ben yollara âşık oldum. Ve bölündüm binlerce parçaya. Her bir parçamı başka başka şehirlerde bıraktım. Bir "ev"im olsun istedim. "Oh be! Evime gidiyorum!" hissini özledim en çok. Ve özledim... Sonra... Sonra oturdum çimenler üzerine ve derin bir nefes aldım ve bir sigara yaktım. Nefesimin ve sigara dumanının sevişmesini izledim. Durdum. Durmak güzeldir.
Ne diyordum?
Hah!
Açılışı böyle yapmış bulundum. Yazarım arada. Eğer bana yazmak istiyorsanız, sanki tatilde, İskoçya'nın yeşillikleri arasında, bir kampta gayda çalmayı öğreniyormuşum gibi yazabilirsiniz. Hoşuma gider bu.
Bu kadar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder